MULTİPL SKLEROZ  (MS)

MULTİPL SKLEROZ  (MS)

MULTİPL SKLEROZ (MS)

Multipl Skleroz (MS)  kişinin bağışıklık sistemindeki bozukluk sonucunda, beyin ve omurilikte mesajları taşıyan sinir liflerinin etrafını saran miyelin kılıfının hastalığıdır.

Merkezi sinir sistemi ile organların bilgi iletişimini sağlayan omuriliğin miyelin tabakası üzerindeki fiziksel hasarın bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır

Miyelin tabakasının zarar görmesi, bu iletimde kesintilere, aksamalara neden olmaktadır. Kılıfın hasar gördüğü yerlerde sertleşmiş dokular (skleroz) yer almaktadır. Bu sertleşmiş alana da plak denir. Bu plaklar, beyinde omurilikte ve sinirler boyunca mesajların iletilmesini engeller.

MS (Multipl Skleroz) hastalığı: Genç yaşlarda genellikle 20- 40 yaşları arasında ortaya çıkabilir. ancak erken başlangıçlı ve 40 yaşından sonra başlayan vakalar da vardır.

MS, erkeklere oranla kadınlarda 2 kat daha fazla görülür .

MS hastalığı ataklar halinde gelişir ve ancak uygun tedavi ve düzenli takiple kontrol altında tutulabilmektedir.

MS (Multipl Skleroz) hastalığı, santral sinir sisteminin yani beynin ve omuriliğin enflamatuvar (yangısal) bir hastalığıdır.

Özellikle vücudun diğer bölümleri arasında iletişimi sağlayan sinir liflerinden oluşan santral sinir sistemindeki beyaz madde yapıları hastalanır.

MS’li hastalarda  siniri çevreleyen miyelin denilen bir maddede kayıp gözlenir.

Genel alarak MS’li olgularda, beynin veya omuriliğin kontrol ettiği her hangi bir fonksiyonun tam veya yarı tam kaybı gözlenir.

MS hastaları rahatlıkla hamile kalabilir ve çocuklarını sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilir.

MS otoimmun hastalıklar arasında sayılır.

MS HASTALIĞI (MULTİPLE SKLEROZ) BELİRTİLERİ NELERDİR?

MS bulguları başlangıçta sinsi olabilir ve keçelenme ve uyuşma gibi bulgular normal olarak kabul edilebilir, bu nedenle kesin tanı konulması uzun zaman alabilir.

Hastalığın ilk belirtileri birkaç gün içinde ortaya çıkar; alevlenmeler ve düzelmelerle seyreder.

MS hastalığı belirtileri, miyelin kılıfının hasarlı olduğu bölgelerde, Miyelin yok olduğunda, sinirlerin beyine giden veya beyinden gelen elektrik uyarılarını iletebilme kapasiteleri kesintiye uğrar;

Sinir liflerinin, elektriksel uyarılarını iletmelerinin aksaması nedeniyle, bu bölgelerde çeşitli MS belirtilerinin oluşmasına neden olur.

MS hastalığının belirtileri kişiye göre değişebilir.

Hastalığın belirtileri; plakların sinir sistemindeki tutulumları ile ilişkilidir.

Örneğin, görme sinirindeki bir tutulum görme bozukluğu, bulanık veya çift görme,

Omurilikteki tutulum  kol ve bacakta uyuşukluk ve kuvvetsizliğe,

Beyin sapında ise baş dönmesi ve dengesizliğe neden olmaktadır.

MS’li hastalığı, ataklar ve düzelmelerle yavaş yavaş kötüleşen bir seyir izler.

Multiple Skleroz(MS) hastalığının ilk belirtileri, Yorgunluk, kol ya da bacakta kuvvet azalması-güçsüzlük şikayeti ile başlar.

En sık görülen MS belirtileri,

halsizlik, hareket aksaklığı, kaslarda güçsüzlük, Uyuşukluk, karıncalanma, iğnelenme, ağrı, yorgunluk, kas fonksiyon bozuklukları Kuvvetsizlik, kas sertliği, idrar kaçırma, kabızlık, cinsel sorunlar, titreme, denge kaybı, dengesizlik, başdönmesi, yalpalama.

konuşma ve görme bozuklukları, Görme kaybı, çift görme, görme bozuklukları (bir gözde görme kaybı, bulanık veya çift görme),

Aniden ortaya çıkan ve birkaç gün sürüp düzelen görme, konuşma sorunları,ısıya hassasiyet,
kısmi felç, denge problemleri, dengesiz yürüme (ataksi),  spazm, kramp, ağrı, Güç kaybı vücudun bir tarafındaki kol ve bacakta veya her iki bacakta birden olabilir,

Hissizlik, yorgunluk, kas sertleşmesi, bağırsak veya mesane problemleri, Cinsel fonksiyon bozuklukları,  Kısa süreli hafıza problemleri, yazının kötüleşmesi, İdrar kaçırma , veya yetişememe, Kabızlık, bulantı, Depresyon, Yutma güçlüğü, görülebilir.

MS (MULTİPLE SKLEROZ) KİMLERDE GÖRÜNÜR?

Öncelikle MS’de bulaşıcı ve  ölümcül bir hastalık değildir.

Hastalık genellikle gençlerde, kadınlarda, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek toplumlarda, kentlerde yaşayan eğitim düzeyi yüksek kişilerde görülen bir hastalıktır.

MS’li kişilerin, tedavi için aldıkları bazı ilaçların etkisiyle enfeksiyon hastalıklarına karşı direnme güçleri azalır. Bu nedenle hastaların solunum yolları enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları gibi hastalıklara diğer insanlardan daha fazla yakalanma eğilimleri vardır.

MULTİPLE SKLEROZ (MS) NEDENLERİ NELERDİR?

Hastalığın kesin nedeni konusunda çeşitli teoriler vardır.

Virüslerin etkisi, daha önce geçirilmiş virütik enfeksiyonlar “herpes”, “varisella zoster” virüs hastalıklarına yakalanmış olmak,

Çevresel faktörler, çevreden kaynaklanan bazı zehirli maddeler, beslenme alışkanlıkları, Böcek ilaçları, Organik çözücüler, cıva ve radyasyon teması gibi,

Coğrafi etmenler, Etnik köken, vücudun savunma sistemindeki bozukluklar,

Genetik faktörler Çevresel tetikleyicilerden etkilenen genetik faktörler mevcuttur.

MS hastalığı nedenleri arasında, , Anne karnında oluşan biyokimyasal olaylar,   Kan ve beyin arasındaki bariyerin hasarı, Alerjik reaksiyonlar, Diyet ve vitamin yetmezlikleri de vardır.

MS’i oluşturan sebepler gün geçtikçe artmaktadır. Yanlış beslenme gibi

MS’in oluşumunda aslında birinci sebep bağırsak florasının bozulmasıdır.

TEORİLER:

Bir teoriye göre, MS’e bir virüsün neden olduğunu ileri sürülen ve çocuklukta veya gençlik döneminde vücuda giren bu virüs; beş, on ya da on beş yıl gibi bir süre hiçbir belirti göstermeden vücutta kalmakta, daha sonra yine bilinmeyen bir nedenle, veya vücut direnci düşünce veya şiddetli bir üst solunum yolu hastalığı esnasında ortaya çıkmaktadır.

Diğer bir teori ise, vücudun kendi bağışıklık sisteminin neden olduğu, oto-immün bir hastalık olduğudur.

Vücudun bağışıklık sistemi normal olarak, vücuda giren yabancı mikrop ya da viruslara karşı vücudu korumak için karşı saldırıya geçip onlarla mücadele etmesi gerekirken, MS’li kişilerde bilinmeyen bir nedenle, merkezi sinir sistemindeki sinirlerin miyelin kılıfına saldırıp onları tahrip etmektedir.

Sonuç olarak: genetik olarak yatkın kişilerde, MS ile ilgili bilinmeyen bir virüsün, vücudun bağışıklık sistemini olumsuz yönde harekete geçirerek, sinirlerin miyelin tabakasına saldırmaya ve onu tahrip etmeye yönlendirdiği de söylenebilir

MS HASTALIĞININ TİPİ VE EVRELERİ NELERDİR?

MS, Lublin ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmalar ile 2013 yılında 3 grupta tanımlanmıştır. Bunlar,
– Klinik izole sendrom (KİS),
– Relapsing (ataklı) MS,
– Progresif (ilerleyici) MS’dir.
Bu temel grupların ayrımında hastalık aktivitesi (atak gelişmesi, MR’da lezyon aktivitesi), hastalık ilerlemesi ve engelliliğin giderek artması önemli belirleyicilerdir.

Klinik İzole Sendrom (KİS):
İzole optik nöropati, medulla spinalis tutulumu, beyin sapı sendromu, daha az sıklıkla hemisferik tutulum şeklinde klinik bulgu vererek ortaya çıkan, MR’da MS’i düşündüren semptomatik ya da asemptomatik (sessiz) lezyonların gözlendiği, merkezi sinir sisteminin enflamatuvar-demiyelinizan doğada etkilendiği ilk nörolojik tablo KİS olarak adlandırılmaktadır.

Ataklarla Seyreden MS (RRMS):
Akut atakları izleyen tam ya da tama yakın düzelme dönemleri mevcuttur. Ataklar arasında hastalıkta ilerleme gözlenmez.

Progresif Seyreden MS (PMS):
Hastalık seyri sırasında özürlülüğün eklendiği seyirdir. Atak ve iyileşmeler ile giden ortalama 5-6 yıllık erken dönem sonrası atak sayısının azaldığı, düzelmenin az olduğu, özürlülüğün giderek arttığı ikincil ilerleyici dönem gözlenebilir, başlangıçtan itibaren ataklar yaşansa da sürekli bir ilerleme gözlenebilir, iyileşme kaydedilmeden, başlangıçtan itibaren hastalığın kötüleşmesi gözlenebilir.

MS hastalığının iyi seyir izleyeceğini gösteren bulgular nelerdir?
– İlk bulgusu duyusal veya görme ile ilgili olanlar
– 2 atak arasındaki sürenin uzun olması
– Hastalığın 25 yaşından önce olması
– Başlangıçta MR’da çok az lezyon görülmesi
– Başlangıçtan 5 yıl sonra etkilenen nörolojik bölümlerin az sayıda olması
– Başlangıçtan 5 yıl sonra nörolojik sekelin az olması
– Geçirilen ataklardan sonra düzelmenin tama yakın olması
– Ataklar dışında beyin omurilik sıvısında myelin proteininin olmayışı
– Başlangıcın sadece tek bölgeden olması
– Hastanın kadın olması

MS hastalığının kötü seyir izleyeceğini gösteren bulgular nelerdir?
– Başlangıçta etkilenen alanların çok olması
– Başlangıçta MR lezyonlarının çok olması
– Başlangıçta beynin güç, denge ve sfinkter fonksiyonları ile ilgili bölümlerinin etkilenmiş olması
– Başlangıçta hastalığın progresif seyir izlemesi
– Hastalığın erken seyrinde beyin omurilik sıvısında oligoklonal bant olması
– Hastalığın 40 yaşından sonra başlaması
– 2 atak arasında 1 yıldan daha az bir süre olması
– Başlangıçta motor bulguların olması
– Başlangıçta beyin sapı ile ilgili bulguların olması
– Hastanın erkek olması

MS HASTALIĞI NASIL TEŞHİS EDİLİR?

MS hastalığını teşhis etmek için kullanılan tetkikler

MRI: MRI filmleri beyin ve omurilik hakkında detaylı bilgi verir ve MS hastalığı teşhisi için son derece önemlidir. MS hastalığı lezyonları bu filmlerde soluk alanlar olarak görülür.

Beyin omurilik sıvısının incelenmesi: Bu sıvıda, bağışıklık sisteminin aktivitesini gösteren ligklnal bandlar, miyelin proteini saptanabilir.

Uyarılmış yanıtlar: Bu testler, sinirlerin ileti hızlarını ölçme teknikleridir. Miyelin kılıfı hasarlanmış sinirler, iletileri daha yavaş iletirler. 3 ana tipi vardır.

Görsel uyarılmış yanıtlar: Görme ile ilgili sinirleri inceler.

İşitsel uyarılmış yanıtlar: İşitme ile ilgili sinirleri inceler.

Smatsensriyel uyarılmış yanıtlar: Kol ve bacaklardaki duyusal sinirleri inceler.

MS Hastalığı Tedavisi MS hastalığının tedavisi

MS hastalığı tedavisi kişiye özel olmalı ve mutlaka erken dönemde başlamalıdır. Erken dönemde başlanan MS hastalığı tedavisi hastalığın ileride hasar bırakmasını engellemektedir.

MS Ataklarına Karşı Aşı

MS hastalığının tedavisinde koruyucu tedaviler (aşı) vardır. Sürekli MS atağı geçiren hastalara atakları %30-40 oranında önleyen koruyucu tedaviler (aşı) uygulanır. Ayrıca bu koruyucu tedavi atak sonrası engelli kalma riskini de azaltır. Çok sık MS atağı geçiren hastalarda atak sayısının azaltılması için interferon tedavisi uygulanmaktadır

MS hastalığı tedavisinde dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da, kronik MS hastası olma riski taşıyan, tek atak geçiren hastalarda bağışıklık sistemini baskılayan koruyucu tedavilerin uygulanması önerilmemektedir.

MS tedavileri bağışıklık sistemini baskıladıkları için ciddi risklere neden olabilmektedir. Bu nedenle MS hastalığı tedavisi yakın kontrol altında tutulmalıdır.

MS HASTALIĞI için YAŞAM TARZI DEĞİŞTİRİLMELİDİR.

MS hastasını yoracak etkinlik ve işlerden kaçınması,

Düzenli ve sağlıklı beslenmeye özen göstermesi,

Alkol ve sigara gibi zararlı maddelerden uzak durması,

Hareket etmesi,

MS şikayetlerini artırabilecek olan hamam, sauna gibi sıcak ortamlar yerine ılık su tercih etmesi gerekir.

Depresyondan uzak durmaya çalışmalıdır.

MS VE YORGUNLUK


Yorgunluk,  Multipl Skleroz (MS) belirtilerinden en sık görülenlerinden biridir.
Halsizlik,  Kısa süreli  yorgunluk, Sıcaklığa bağlı yorgunluk için mücadele için sağlık personeli, aile ve yakın çevrenin birlikte hareket etmelidir.

İLAÇ TEDAVİSİ

MS yorgunluğunun tedavisinde genellikle Parkinson ilaçları, soğuk algınlığı veya narkolepsi ilaçları kullanılır.

İLAÇSIZ TEDAVİLER

Hastanın tıp desteği alınarak günlük yaşamının düzenlenmesi gerekir. en az enerji harcanarak yerine getirilmesini sağlayacak düzenlemeleri planlar

Fizyoterapi: kasların gevşemesine ve kuvvetlenmesine yardımcı olurken, eklemler daha rahat hareket edecek ve dolaşımda da artma olacaktır.

Dinlenme gevşeme:  vücudun kendini daha çabuk toparlamasını sağlamaktır.

Günlük aktiviteleri sıraya koyma:

Günlük aktivitelerin planlanması ve düzenlenmesi:  Yorulmadan en öncelikli ve önemli işler yapılıp diğerleri ertelenebilir.

Organizasyon: Günlük işler en az enerji harcayarak yapılmalıdır.

Pozisyon:  uzun süreli işleri yaparken oturmak  tercih edilmelidir.

Bir şeyleri tutup kaldırırken nasıl yapılacağının önceden düşünülmesi gerekir. Sağlıklı beslenme:

alkol ve sigara kullanımı da yorgunluk hissini artırır.

Egzersizler: Hafif aerobik hareketleri Kasları güçlendirici ve kondisyonu artırıcı programların fizyoterapist tarafından planlanması önerilir.

MULTİPL SKLEROZ (MS) VE OZON TEDAVİSİ

Otoimmun hastalıklarda yapılan tedavi yöntemi MS de de geçerlidir.

MS’li hastalarda gelişen nörolojik bozukluklar için, ozon tedavisinin faydaları

Ozon tedavisi dokuların oksijenlenmesini arttırarak yenilenmelerini sağlar,

Vücut direncini arttırır bağışıklık sitemini güçlendirir.

İmmunmodülatör etki; İmmünitenin hücresel bağı üzerindeki baskının immün olarak düzeltilmesini sağlar,

Klasik tedavinin etkinliğini arttırır ve yan etkilerini azaltır.

Nöronların intrasellüler metabolizmalarında genetik olarak saptanan ve sekonder olarak gelişen bozuklukların “dengelenmesi”ni sağlar,

Miyelin’in biyolojik bir membran kılıfı olarak stabilizasyonunu sağlar,

Kanın biyokimyasal parametrelerinin düzelmesini sağlar,

Sinir sisteminin restorasyonunu sağlar,

ozon tedavisi, enflamatuar etkisiyle MS’te ortaya çıkan (yangısal) ortamı düzeltir ve normale döndürülebilir.

MS nedeniyle ortaya çıkan birçok  şikayetlerin de belirgin düzelmelerini sağlar.

Ozon tedavisi, major otohemoterapi veya rectal ozon tedavisi, Minor otohemoterapi, Kolon hidroterapi ve  Ozon yağı ile yapılmaktadır. Hastanın bulgularına göre lokal ozon enjeksiyonları yapılmaktadır.

Multiple Skleroz otoimmun bir hastalıktır.

Oto immun hastalıkta ana etkenlerden en önemlisi ve hastalığın körükleyicisi GLUTEN’dir.

1.-AMY MYERS’İN GÖRÜŞÜ:

“Bağışıklık sistemine tekrar ayırt edici özelliğini kazandırmak için tek yol gluteni tamamen kesmektir. Buradaki tamamen sözü çok önemli çünkü yeni araştırmalar bir kez gluten yemenin vücuttaki gluten antikorlarını 3 aya kadar yüksek tuttuğunu gösteriyor. Bu da senede 4 kez bile gluten yeseniz bütün sene boyunca enflamasyon durumunda olmanız demektir.”
Atalarımızın kullandığı tahıllardaki form değiştirilmiş hibrid tahıllar geliştirilmiştir. Gluten; birçok yerde kullanılmaya başlanmıştır.
Gluten bağırsak sağlığımız vebağışıklık sistemimizde yarattığı sorunlar enflamatuvar ve oto immun hastalıklara neden olmaktadır.

Sonuç olarak;
1.-Glutenin Bağırsak geçirgenliğini arttırıcı özelliği vardır,
2.- Gluten enflamasyona neden olmaktadır,
3.- Gluten Vücut dokularına benzer hareket ederek dokuları taklit etmektedir.
Kaynakça: Dr. Amy Myers

GLUTEN YERİNE HANGİ BESİNLER TÜKETİLMELİDİR?

Gluten içermeyen birçok sağlıklı yiyecek vardır;
Gluten içermeyen besinler
Örneğin:
Et, Balık gibi deniz ürünleri, tavuk, Yumurta, süt ve Süt ürünleri, yoğurt, peynir, ayran Pirinç ve pirinç unundan yapılan tatlılar, mısır unu ve esmer pirinç, mısır, nohut, mercimek, bezelye, soya, patates ve tüm sebzeler, meyveler, bakliyat grubu, kuru yemişler, Sert kabuklu yemişler, Yumru Kökler, tere yağı ve Nebati yağlar, zeytin yağı, ayçiçek yağı, mısır yağı, soya yağı, kanola yağı, gibi yağlar, gluten içermeyen işlenmemiş gıdalar tüketmektir.
şeker, bal, pekmez, sebze çorbası, et ve tavuk sularıyla hazırlanmış çorbalar da bu listeye dahildir.
İşlenmiş gıdalar çoğunlukla çok fazla şeker ve glikoz içerir ve besin değerleri düşük olur.

GLUTEN İÇERMEYEN TAHILLAR

Çok az tahıl ve tohum çeşidi gluten içermez. Bunlar: Mısır, Pirinç, Keten, Darı, Süpürge darısı, Karabuğday, Yulaf

YÜKSEK ORANDA GLUTEN İÇEREN BESİNLER VE YİYECEKLER

En çok gluten içeren gıdalar şunlardır:
Buğday,
Kavuzlu buğday, Çavdar, Arpa, Bira, simit, Kek, kurabiye, Ekmek, Makarna, Kahvaltılık ve unlu gıdalar.

OTOİMMUN HASTALIKLAR ve OZON TEDAVİSİ

 

Otoimmun Hastalıklarda, Kronik durumlarda, bağışıklık sistemini düzenleyici tedaviler kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları, Kolon Hidroterapi, Trombositten zengin plazma (PRP) tedavisi, Ozon Tedavisi ( Major ozon tedavisi, Rectal Ozon Tedavisi, Minor Ozon Tedavisi), ve ozon yağı ve ozonlu PRP  adeta kök hücre etkisi yaparak, tedaviye destek olmaktadır.

Genel olarak tedavi protokolünde Kolon Hidroterapi, Ozon Tedavisi ( Major ozon tedavisi, Rectal Ozon Tedavisi, Minor Ozon Tedavisi), Bazı vakalarda özellikle eklem içine ozon gazı enjeksiyonu da yapılmaktadır.

BİRİNCİ GÜN

1.-Tedaviye GLUTEN içeren gıdalardan uzaklaşmakla başlanır. Yaşam boyu gluten içeren gıdalar yenmez.

2.- MAJOR OTHEMOTERAPİ yapılır. 20 seans haftada 2-3 seans devam edilir.

3.-İlk İKİ gün AZLİFLİ gıdalar la beslenilir.

4.- Uyku düzeni sağlanmalıdır. Kişi uykusunu iyi almalıdır.

Vücut direncinin artması bağışıklık sisteminin güçlenmesi için

Elektronik alet olmayan, ışıksız, karanlık, sessiz bir odada saat en geç 23 00 de uyumak sabah 07 00 ye kadar uyumak gerekir. Bu hergün bu şekilde uyunmalıdır. Melatonin hormonu ancak böyle bir odada uyumakla salgılanır.

İKİNCİ GÜN

1.- Sabah aç karnına 3 bardak (mümkünse) ozonlu su veya normal su içilir, hergün devam edilir.

2.- Barsak florasındaki değişikliği sağlamak için Kolon Hidroterapi yapılır veya ozonlu su iki defa art arda lavman yapılır.

3.- Uyku düzeni sağlanmalıdır. Kişi uykusunu iyi almalıdır.

ÜÇÜNCÜ GÜN

1.-  Sabah aç karnına 3 bardak ozonlu su içilir. hergün devam edilir.

3.-MAJOR OTOHEMOTERAPİ yapılır.

4.- MİNOR OTOHEMOTERAPİ yapılır. 30 GÜNDE BİR 2 KEZ YAPILIR.

5.- Ozonyağı ile tüm vücut masajı yapılır. Ozonyağı emilinceye kadar friksiyon yapılır. Amaç sinir ve kasların uyarılması, cilt üzerinden ozonlanmasını ve dokuların oksijenlenmesini  sağlamaktır.

6.- Uyku düzeni sağlanmalıdır. Kişi uykusunu iyi almalıdır.

DÖRDÜNCÜ GÜN

1.- Sabah aç karnına 3 bardak su içilir.

2.- Ozonyağı ile tüm vücut masajı yapılır. Gün aşırı devam edilir.

3.- Uyku düzeni sağlanmalıdır. Kişi uykusunu iyi almalıdır.

Vücut direncinin artması bağışıklık sisteminin güçlenmesi için

BEŞİNCİ GÜN

1.- Sabah aç karnına 3 bardak su içilir, hergün devam edilir.

2.-MAJOR OTOHEMOTERAPİ  VEYA RECTAL OZON TEDAVİSİ yapılır. 2-3 GÜNDE BİR DEVAM EDİLİR.

TEDAVİ PROGRAMI bittikten sonra ayda bir  MAJOR OTOHEMOTERAPİ  VEYA RECTAL OZON TEDAVİSİ yapılır.

3.- Uyku düzeni sağlanmalıdır. Kişi uykusunu iyi almalıdır.

ALTINCI GÜN

1.- Sabah aç karnına 3 bardak su içilir.

2.-Ozon yağı ile tüm vücut  masajı yapılır.

3.-Uyku düzeni sağlanmalıdır. Kişi uykusunu iyi almalıdır.

……….

ONBEŞİNCİ GÜN

1.-Sabah aç karnına 3 bardak su içilir.

2.-KOLONHİDROTERAPİ  yapılır.

3.- Günlük diğer tedavilere devam edilir.

……………..

ONSEKİZİNCİ GÜN

1.- Sabah aç karnına 3 bardak ozonlu  su içilir.

2.- MİNOR OTOHEMOTERAPİ yapılır. 20 -30 GÜNDE BİR 2 KEZ YAPILR.

3.- 23. GÜNE RASTLAYAN DİĞER TEDAVİLERE DEVAM EDİLİR.

 

BİLİNEN GELENEKSEL TEDAVİLER ŞUNLARDIR

İbuprofen ve naproksen gibi steroid olmayan anti-inflamatuvar ilaçlar, Ağrı, şişlik, yorgunluk ve cilt döküntülerini hafifleten ilaçlar.

Bu hastalıkların bazı belirtileri çoğunlukla birbirleriyle örtüştüğü için, Bütün otoimmün hastalıklar için birincil tedavi yöntemi ise, anti-inflamatuar ve atak durumlarında bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlardır.

Kronik durumlarda, geleneksel olarak bağışıklık sistemini düzenleyici ilaçlar kullanılmaktadır. Trombositten zengin plazma (PRP) tedavisi Ozon Tedavisi, ozonlu PRP  adeta kök hücre tedavisi gibi tedaviye destek olmaktadır.

Alevlenmeyi önleyen diyetlerin yanı sıra belirtileri azaltmak için düzenli egzersiz yapmayı teşvik eden yaşam tarzı değişiklikleri önerilmektedir.

 

BESLENME

MS’i oluşturan sebepler gün geçtikçe artmaktadır. Bunlardan biride yanlış beslenmedir.

MS’in oluşumunda birinci sebep bağırsak florasının bozulmasıdır.

Sindirim sistemimizde probiyotikler;  toksinleri, sindirilmemiş proteinleri, zararlı maddeleri hatta kanser hücrelerini bile hücre içine sokmaz.

Ancak şekerli, unlu gıdalar, ağır metaller, antibiyotikler bağırsak geçirgenliğini artırıyor. Böyle olunca bağırsaktan vücuda sindirilmemiş gıdalar ve toksinler girer.

Vücut  bu yabancı maddelere karşı ürettiği antikorlarla kendi sinir sitemini bozmaktadır..

Vücuda toksinlerin girmesinin nedeni şekerli ve unlu gıdalardır.
ağır metaller, rafine un, şekerin tüketiminin artması, gerekse ayçiçeği, mısırözü, margarin yağları gibi ürünlerin kullanılması insan sağlığını bozmaktadır.

MS li hastalarda et ve sindirimi zor gıdaları yasaklayıp sebze türü gıdaları verilmesi faydalı olur.

GLUTENSİZ beslenmek temel amaç olmalıdır.

Ayrıca doğal takviyeler yanında D vitamini  verilmesi faydalıdır.

İngiltere’de ise hiperbarik oksijen tedavisi ve diyet bir arada kullanılmaktadır.

MS hastalarında; öncelikle rafine un, şeker ve tatlı gıdaları kaldırılması gerekir.

Bünyeyi güçlendiren özel gıdalar kullanılmalıdır.

D vitamini takviyesi yapılmalıdır.  Ayçiçeği, margarin yağlarından uzak durulması gerekir.

Ayrıca Omega 3’ü sadece balık ve  semizotu türü sebze gibi sindirimi kolay gıdalardan faydalanılmalıdır.

 

 

İLETİŞİM

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir