PEMFİGUS
PEMFİGUS NEDİR?
Pemfigus, Latince kabarcık anlamına gelen pemfiks kelimesinden gelmektedir. Pemfigus, otoimmün bir hastalıktır.
Pemfigus hastalığında; çevresel tetikleyiciler önemlidir.
Ayrıca; İlaçlar, enfeksiyonlar, hastalığın gelişmesine veya şiddetlenmesine katkıda bulunabilir.
Orta yaşlı veya ileri yaştaki kişilerde pemfigus görülme sıklığı en yüksektir.
Vücuttaki deride ve mukozalarda, ağızda, burun içerisinde, boğazda, gözlerde ve cinsel organlarda da olabilen, yanık gibi içi sıvı dolu (büller) kabarcıklar şeklinde, bunların kısa sürede patlayıp açılması ile üzeri kabuklanan yüzeysel yaralar şeklinde seyreden bir deri hastalığıdır.
Ağız içi, burun, boğaz, gözler, genital bölge ve deri yüzeyinde su dolu kabarcıklar ve açık yaralar şeklinde ortaya çıkabilir.
PEMFİGUS NEDEN OLUR?
Bağışıklık sistemi, vücuda giren virüs ve bakteri gibi zararlı mikroorganizmalara hastalık yapıcı etkenlere karşı korur, herhangi bir yabancı maddeyi kolayca fark ederek ona karşı savunma mekanizması geliştirir.
Bağışıklık sistemi; kişinin temas ettiği, bakteri, mantar ve virüs gibi mikropları, enfeksiyon ve hastalık yapmadan vücuttan uzaklaştırır.
Pemfigus hastalığında, bağışıklık sistemi bozulur, sağlıklı cilt hücrelerine üst tabakasındaki hücrelere saldırması sonucu ortaya çıkar.
Bağışıklık sistemi; bazen deri ve mukozalardaki sağlıklı hücreleri yabancı mikroorganizma olarak algılar ve bu durumda vücut kendi hücrelerine karşı saldırı reaksiyonu ve enflamasyon geliştirir.
Bağışıklık sisteminin cilt ve mukoza zarı hücrelerinin birbirine yapışmasına yardımcı olan proteinlere saldırması sonucunda; cilt hücreleri arasındaki bağlar kopar ve kabarcıklar oluşur. Cildin üst tabakasındaki hücrelerin ayrışmasına ve kolayca kaymasına neden olur. Hastalığın ilerleyen evrelerinde kabarcıklar birleşerek geniş yaralar oluşturabilir, Hastalarda ağrılı yaralar, ciltte hassasiyet ve enfeksiyon oluşur.
Sonuç olarak; kişinin kendi doku ve hücrelerini de yabancı olarak algılayıp buna karşı savaşması sonrasında ortaya çıkar ve derinin en üst tabakasındaki hücreleri bir arada tutan bağlar, vücudun salgıladığı ve otoantikor adı verilen maddelerin etkisi ile koparlar, hücreler birbirinden ayrılır.
Bu ayrılan alanların içerisinin serumla dolması sonucu da bül adı verilen ve içi berrak sıvı ile dolu kabarcıklar meydana gelir.
PEMFİGUS GENETİK BİR HASTALIK MIDIR?
Pemfigus Hastalığında, genetik geçiş özelliği yoktur.
Yine de, Aile öyküsünde pemfigus hastalığı olan kişilerde bu hastalığın gelişme riski olabileceği varsayılmaktadır.
BULAŞICI MIDIR?
Pemfigus Hastalığı, bulaşıcı değildir.
HASTALIĞIN GÖRÜLME SIKLIĞI
Pemfigus nadir görülen bir hastalıktır. 1 milyonda 2-4 kişide görülebilir.
Erkeklerde ve kadınlarda eşit sıklıkta görülür.
En sık orta yaşlı kişilerde ortaya çıkmakla beraber her yaşta görülebilir.
HASTALIĞI ORTAYA ÇIKARAN ETKENLER
Bazı ilaçların ve kimyasalların bazı insanlarda pemfigus’a neden olduğu da gösterilebildiği halde kesin tetikleyiciler bilinmemektedir.
Bazı pemfigus hastaları bazı yiyecekleri yedikten sonra (sarımsak, soğan, pırasa gibi) şikâyetlerinin artış gösterdiği bildirilmektedir.
PEMFİGUS HASTALIĞININ ÇEŞİTLERİ
Pemfigus vulgaris, Pemfigus foliaceus, IgA pemfigusu, Paraneoplastik pemfigus, İlaç kaynaklı pemfigus çeşitleri vardır.
PEMFİGUSUN BELİRTİLERİ
Pemfigus; uzun süre iyileşmeyen ağız yaraları şeklinde başlar,
Pemfigus hastalığı, yavaş yavaş da gelişebilir. Aynı bölgede yıllarca kabarcıklar şeklinde görülebilir.
Yaygın tutulum; ağız, boğaz, kafa derisi, yüz, göğüs ve kasıklarda olur.
Bazen, kaşıntı olur, belirtiler ve semptomlar, su toplama şeklinde aniden yayılabilir.
Yaygın pemfigus Sağlıklı bir insanda ağır bir tablo oluşturabilir.
Yanık sonrası derinin su toplamasına benzer ve önce berrak su görünümünde iken enfekte, sarı-beyaz renkte bir görünüme dönüşür.
Büller, patlayarak açılırlar ve tabanları ıslak, yüzeysel, sulu yaralara dönüşürler. Zamanla kuruyup kabuklanırlar.
Hastalık, tedavi edilmezse, yeniden çıkan yaralarla hastalık devam eder.
Genellikle; Ciltte ve mukoza zarlarında yumuşak ve gevşek kabarcıklar oluşur.
Kabarcıklar, Su toplama şeklindedir ve kolayca patlar, sıvı sızdırır ve açık yaralara dönüşür; yaralar kabuklanabilir.
Saç içerisinde, yüzde ve gövdede çıkan sulu yaralar şeklinde önce içi su dolu (bül), pörsümüş baloncuk görünümünde deri kabarcıkları oluşturur ve yayılır.
Pemfigüs yarası, gözlerde çıkarsa, yanma, kızarma, göz sulanması şeklinde belirti verir.
Burunda ise; kanama, akıntı ve tıkanıklık yapar.
Ağızda, yutakta çıktığında; yemek yerken ve yutkunurken artan ağrı yapar. Yutma güçlüğü olur.
Nefes borusu ve ses tellerinde çıkarsa; nefes darlığı ve ses kısıklığı gözlenir.
cinsel organlarda çıkarsa; cinsel organın etrafında, üzerinde veya içerisinde ve makat etrafında çıkabilir.
Ağızda, gözlerde, burunda, genital bölgede, anüste, boğazda veya yemek borusunda yaralar oluşabilir.
Ağız veya boğazda oluşan yaralar ses kısıklığına, konuşmada zorluğa, ağrılı yeme-içmeye neden olabilir.
Tırnak çevresinde, deride enfeksiyon gelişebilir ,
Yaralar yaygınlaşabilir, enfekte olabilir ve ağrılı hale gelebilir.
Yaralar çok yavaş iyileşir .
Şiddetli kilo kaybı, Aşırı yorgunluk, halsizlik ve ağrı, Işığa karşı hassasiyet ve göz sorunları vardır.
PEMFİGUS HASTALIĞI HANGİ UZMANLIK DALLARI İLGİLİDİR.
Pemfigus bir deri hastalığıdır ve deri hastalıkları uzmanına (dermatologi uzmanına) başvurulmalıdır.
Diğer branşlar KBB, GÖZ vd. kendi bölgeleri ile ilgili bölümlere bakar.
İmmunulog desteği önemlidir.
PEMFİGUS’TA TANI NASIL KONUR?
Pemfigus’tan şüphelenildiğinde, derideki veya ağızdaki yaralardan deri parçasını küçük bir operasyonla alır, biyopsi yapılır.
Patolojik inceleme neticesinde kesin teşhis konulur.
PEMFİGUSLU HASTALAR NELERE DİKKAT ETMELİDİR?
Günümüzdeki tedavi yöntemleri ve ciddi takip ile iyileşme sağlanabilir.
PEMFİGUS çok ciddi tedavi , bakım, ve moral ve psikolojik destek ile tedavi edilebilir.
Ancak Pemfigus tedavisi, süreci çok uzun ve zor bir tedavidir.
Hastalık, tedavi edilmediğinde de ciddi sonuçlara yol açabilir. Tedavi aksatılırsa takip edilmezse hastalık prognozu kötü olabilir.
Hasta – Doktorun tavsiyelerine iyi uyum sağlaması çok önemlidir.
TEDAVİYİ VE HASTALIĞIN SEYRİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Pemfigus hastalarında varsa öncelikle diğer hastalıklar iyi tedavi edilmelidir.
Diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon, kemik erimesi, katarakt, verem, beyin veya mide-barsak kanamaları vs. gibi hastanın vücut direncinin, immun sisteminin bozulmasına sebep olan başka etmenler pemfigusun hastalığının seyrini ve tedaviyi doğrudan etkiler.
Ayrıca, pemfigus için verilen tedaviler de bu hastalıkları olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle hastalar, doktorun kontrolunda tedaviye devam etmelidir.
HASTALIĞIN SEYRİNİ OLUMSUZ ETKİLEYEN VE TETİKLEYEN SEBEPLER
Enfeksiyonlar, güneş, stres ve ameliyatlar, diş tedavileri pemfigusun yinelenmesine neden olabilir.
ÇEVRESEL FAKTÖRLER:
Güneş ışığına aşırı maruz kalmak, pemfigusu tetikleyebilir veya semptomları kötüleştirebilir.
Kimyasal maddeler ve toksinler, bağışıklık sistemini uyararak hastalığın başlamasına neden olabilir.
VİRAL VE BAKTERİYEL ENFEKSİYONLAR:
Bazı viral enfeksiyonlar, bağışıklık sistemini etkileyerek pemfigusu tetikleyebilir.
DİĞER OTOİMMÜN HASTALIKLAR:
Myasthenia Gravis, Lupus eritematosus, Romatoid Artrit gibi otoimmün hastalıkları olanlarda pemfigus gelişme riski daha yüksektir.
PEMFİGUS HASTASI NE YEMEMELİ
Tahıl gevreği, Cips, çıtır ekmek, soğan sarımsak, pırasa ve çiğ sebze ve meyveler, acı biber, salsa, turunçgiller ve domates gibi asitli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
PEMFİGUS VE STRES
Pemfigus, ağır STRES alevlenmelerin ortaya çıkmasında en önemli faktördür.
Hastalığın başlangıcında çok ağır psikolojik travma veya hastaya çözümsüz gelen stres olabilir.
PEMFİGUS’TA TEDAVİ
Pemfigus’ta, Erken dönemde semptomlar kontrol altına alınmazsa lezyonlar vücudun diğer kısımlarına yayılarak enfeksiyon riskini artırabilir.
Akut dönemde tedaviler genellikle, Vücut tarafından üretilen “antikor” adlı maddelerin üretimini baskılamak, azaltmak veya tamamen durdurmak temel amacını ve hedefini taşır.
Tedavide, anormal bağışıklık tepkisini baskılamak ve semptomları kontrol etmek, komplikasyonları önlemek amaçlanır.
Pemfigus’ta tedavi, aşırı aktif bağışıklık tepkisini azaltmak ve iltihabı azaltmak için çalışan immünsupresif ilaçları içerir.
Kortikosteroidler, alevlenmeyi kontrol etmek ve iyileşmeyi desteklemek için kullanılır.
Tedavi için Dermotolog yanında immunolog’tan yardım alınmalıdır.
Tedavi; İmmun sistemin güçlendirilmesi, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi zaman zaman baskılanması ile vücudun kendi kendini iyileştirmesi ile mümkündür.
Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlarla birlikte, kanın antikor adlı maddeden temizlenmesine yönelik yöntemler kullanılır.
Pemfigus tedavisinde, genellikle azatioprin veya mikofenalat mofetil kullanılabilir.
Antibiyotikler, antiviraller ve antifungal ilaçlar kullanılabilir.
Burada en sık kullanılan ilaç “kortizon” (prednol gibi) ilacıdır
Çoğunlukla ağızdan kullanılır.
Diğer ilaç ve yöntemler genellikle kortizon tedavisine destek amaçlıdır.
Pemfigus tedavisinde, kortizon’un iyileştirici etkisi yanında yan etkileri arasında bir denge oluşturulmalıdır. Akut alevlenmeler için bu tedavi önemlidir.
Çeşitli antibiyotikler ve antibiyotikli kremlerde kullanılabilir.
İLAÇLARIN OLASI YAN ETKİLERİ
Pemfigus tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri:
KORTİZON, hastalığı iyileştirirken, bir çok organda ciddi sorunlara yol açabilecek hasarlar oluşturabilir.
KORTİZON; uzun süreli yüksek dozlarda kullanımı sonucunda, gizli şeker hastalığının ortaya çıkmasına veya şeker hastalığının artışına, gözde katarakta, mide-barsak kanamalarına, hipertansiyona, kemik erimesine, böbreküstü bezlerinin çalışmasının bozulmasına ve buna bağlı kilo alımına, yanaklarda ve boyunda şişmelere, tüylenmeye, deride çatlamalara neden olabilir.
PEMFİGUSTA TEDAVİ PRENSİPLERİ,
1.-Pemfigus teşhisi konulan kişi; iyi tedavi edildiğinde ve takip edildiğinde hastalığın ilerlemesinin durdurulabileceğini ve tam olarak iyileştirilebileceğini kabul etmesi ve inanması gerekir.
İyileşeceğim demeyen, iyileşeceğine inanmayan, yaşam sevincini kaybedenlerin iyileşmesi zor olur.
İyileşeceğim diyen, yaşama küsmeyen, yaşamdan beklentisi olan kişiler daha çabuk iyileşir.
Umutsuzluk hastalığın ilerlemesini arttırır.
2.-Günümüzdeki tedavi yöntemleri ve ciddi takip ile iyileşme sağlanabilir, pemfigus çok ciddi tedavi , bakım, ve moral ve psikolojik destek ile tedavi edilebilir.
Ancak Pemfigus tedavisi çok uzun süreli ve zor bir tedavi sürecidir.
Hastalık, tedavi edilmediğinde de ciddi sonuçlara yol açabilir.
Hasta – Doktorun tavsiyelerine çok iyi uyum sağlaması önemlidir.
3.-Kortizon tedavisinde diyetine dikkat etmeli, tuzlu ve karbonhidrat ağırlıklı (hamur işi, tatlı vs.) beslenmeden kaçınmalıdır.
4.-Genel vücut temizliğine önem verilmeli, özellikle ağız bakımına dikkat edilmelidir.
5.-Dişler yumuşak diş fırçası ile düzenli olarak fırçalanmalı ve diş etlerini tahriş etmeyecek biçimde nazikçe yapılmalıdır.
6.-Kortizon tedavisi esnasında ağız içerisinde mantar gelişmemesi için sodyumbikarbonatlı (yemek sodası, içme sodası, İngiliz karbonatı ) gargaralar günde 3-4 kez uygulanmalıdır.
Gargara için bir bardak ılık suya bir tatlı kaşığı içme sodası katılıp karıştırılır ve bu karşımla gargara yapılabilir.
7.- Revita ozon yağı ile dişler ve diş etleri fırçalanmalı ve bir tatlı kaşığı dilin yardımıyla ağızın her yanına sürülmeli ve yutulmalıdır.
8.-Banyoda vücudu TAHRİŞ edilmemelidir, keselenmemelidir. Duş ılık yapılmalı, aşırı basınçla deriye çarpacak, duş olmamalıdır.
9.- Makat etrafında ve içinde yaralar varsa ılık duş başlığı ile basınçsız bir şekilde tuvalet temizliği yapılmalıdır.
Kullanılan tuvalet kâğıtları yumuşak olmalıdır.
Taharetlendikten sonra; makat çevresine ve içine REVİTA OZON YAĞI sürülmelidir.
10.-Genital bölge yaraları olan kadın hastalar için yumuşak temiz gazlı bezlerle kullanabilirler.
kanlı-cerahatli akıntılar için doktora bilgi verilmelidir.
Vagina içine ve çevresine, tuvalet temizliği yapıldıktan sonra REVİTA OZON YAĞI sürülmelidir.
11.-Hastalığın alevlenmesi döneminde, hastalar cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.
12.- İyileşme dönemlerinde kadın hastalar gebelikten korunmalıdır.
13.- Hastalar ağır fiziki güç gerektirmeyen işlerine hastalığın gerileme ve iyileşme döneminden sonra devam edebilirler
PEMFİGUS TEDAVİSİ ve OZON TEDAVİSİ ve REVİTA OZON YAĞI
1.- Sabah kalkınca veya akşam yatarken tek doz uzun etkili antialerjik ilaç kaşıntıyı önlemek için alınabilir.
Kişi sabah kalkınca 2-3 bardak OZONLU SU içmelidir. Günde 2 litre Ozonlu su içilebilir.
2.-Dişlerini, günde iki defa yumuşak bir fırça ile REVİTA OZON YAĞI ile fırçalamalıdır. Her seans ta fırçaya 3 defa revita ozon yağı dökülmeli dr. Bir tatlı kaşığı revita ozon yağı ağızın her tarafına dilin yardımıyla bulaştırılmalı ve yutulmalıdır.
3.-Beslenmesinde tahıl gevreği, Cips, çıtır ekmek, soğan sarımsak, pırasa ve çiğ sebze ve meyveler, acı biber, salsa, turunçgiller ve domates gibi asitli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
Dengeli bir beslenme olmalıdır.
4.- Hastalar, A vitamini, B komleks vitaminleri, C vitamini, D vitamini kullanmalıdır.
Diğer eksiklikler tamamlanmalıdır.
5.-Uyku düzeni: hergün saat 22 30 da yatılmalı özellikle 2300 – 0500 arasında, ışıksız, siyah perdeli sessiz ve elektronik eşya (cep telefonu, televizyon vb) olmayan bir odada uyunmalıdır.
6.- Ara dönemlerde makattan 12 seans ozon tedavisi faydalı olur (haftada iki seans) . Ozonlu su da uzun vadede ozon tedavisi gibi düşünülebilir.
Kol ve bacaklarda ozon torbalaması yapılabilir.
7.- PEMFİGUS’lu hastalarda en önemli tedaviye DESTEK tedavi REVİTA OZON YAĞI ile olur.
NOT: Doktorların % 95 i veya daha fazlası revita ozon yağının faydaları konusunda bilgisi olmayabilir ve bilgi veremeyebilir.
REVİTA OZON YAĞI, Açık yara tedavisinde; Yara bakımı çok önemlidir.
Akut dönemde REVİTA OZON YAĞI ile hazırlanacak yağlı gaz bezi yaraların üzerine serilir, yağlı gaz bezinin üzerine sürekli REVİTA OZON YAĞI damlatılır. Revita ozon yağı damlatılarak yaraların ıslak kalması ve gaz bezinin kurumadan, yapışmadan hergün veya günde iki defa değiştirilmesi sağlanır.
Yaranın sulanması ve akıntıları durduğunda sadece REVİTA OZON YAĞI damlatılmaya devam edilir.
8.- Tuvalet temizliği (Taharetlenme), yukarıda anlatıldığı gibi yapılmalı ve temizlikten sonra genital bölgeye REVİTA OZON YAĞI sürülmelidir.
8.- HASTALIĞIN TAMAMEN İYİLEŞMESİ hastalığa sebep olan faktörlerin önlenmesi yanında
Esas hastalığın başlamasını tetikleyen PSİKOLOJİK TRAVMA ile barışılmalı veya kabullenilmeli ve bu stresle BARIŞILMALIDIR.
Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ancak bu şekilde sağlanır.
KÜÇÜK STRESLER ÖNEMLİ DEĞİLDİR. Hatta faydalıdır.
REVİTA OZON YAĞINI TRENDYOLDAN ALABİLİRSİNİZ.
SİPARİŞ:
REVİTA OZON YAĞINI aşağıdaki linklerden temin edebilirsiniz.