KANSER VE OZON TEDAVİSİ

KANSER VE OZON TEDAVİSİ

KANSER

Vücutta her zaman kanser hücresi üretimi olmaktadır.

Birçok faktör kansere neden olur.

Bir ölçüde metabolik  hastalık olarak sayılabilir.

Metabolizmanın bozulması, Obezite, Vücudun bağışıklık düzeyinin düşmesi,  oksijensiz ve asitli ortamlar,  “D” vitamini eksikliği, çevresel faktörler Kanser hücrelerinin çoğalmasına sebep olur.

Vücut direncinin güçlü olması, immun sistem  güçlü olduğu zamanlarda, Savunma hücreleri bu hücrelerin çoğalmasına izin vermez.

Kansere neden olan faktörlerden biri de çevresel kirleticilerdir. Birçok amaçla kullanılan kimyasallar, kanser oluşumuna sebep olabilir.

Kanser oluşmasının temel Nedenlerinden biri Oksijensizliktir.

Kanser hücreleri oksijensiz ortamda çoğalır. Kanser CO2  Karbondioksiti çok sever.

Son yıllarda karbondioksit emisyonu artmıştır.

CO2 emisyonu artışı ile ilgili  akciğer , kolon, mide,, kan kanseri, deri kanserleri üzerinde çalışma yapılmıştır.

Bu çalışmalarda; CO2 emisyonu artışının kansere yakalanma riskinin arttırdığı görülmüştür.

Şeker Kilo yapar, metabolik olarak vücut düzenini bozar, bu da kanser oluşumunda önemli rol oynar. 

Karbonhidrattan ve yağdan düşük diyetler kanser tedavisinde önemlidir.

Günlük şeker ihtiyacını rafine şeker yerine, meyvelerden almak daha masumdur. Rafine şeker kullanmamak gerekir.

Bir meyvenin içinde, örneğin  Portakalda yüksek oranda lif ve A, B, C, E vitaminleri ile birlikte potasyum, kalsiyum ve magnezyum, gibi mineralleri almış oluruz.

Vucudumuza gerekli olan şekeri doğal yollardan meyve ve tahıllarla almak en doğru çözüm olur.

Ayrıca düzenli egzersiz yaparak vücuda gerekli olmayan kalori harcanmalı, böylece bağışıklık sistemi desteklenmesine fayda sağlayacaktır.

KANSERDE BAZİK ORTAM, Kanserde alkali diyet faydalıdır.

Doktorların görüşü alınarak ağızdan günlük 1 çay kaşığı bir bardak suyun içinde eritilerek BİKARBONAT alınabilir.

BESLENMEDE, karabuğday, fındık, fıstık, ceviz, badem, kabak çekirdeği, ay çekirdeği gibi kuruyemişler alkali dengeyi destekler.

Yeşil yapraklı sebzeler ve  çiğ veya yarı pişmiş sebzeler daha yararlıdır.

Patlıcan, patates ve domates gibi gıdalar kabuklarıyla tüketilmelidir.

Mercimek, Sebze ve buğday çimi suyu çok faydalıdır.

Sağlıklı protein kaynağı olarak kestane ve badem gibi gıdalar tüketilmelidir.

Tüm baharatlar alkali gruptadır.

Sigara ve asitli içeceklerden uzak durulmalıdır.

D vitamini, C vitamini faydalıdır.

Hicaz nar suyu içilebilir. Özellikle NAR suyunda ve bazı meyvelerde  bulunan  Ürolitin -A maddesi  Bağışıklık hücrelerini yenilediği yapılan araştırmalarda ispat edilmiştir.

Bağışıklık hücreleri de böylece kanser hücrelerini yok ettiği görülmüştür. 

Narın yaşlanmayı önleyici özelliği de vardır.

Ayrıca Brokoli ile beslenme, kanser yayılmasının önlemesinde (metastaz) çok önemli rol oynar.

Kansere karşı etkili olan meyveler: Başta Nar olmak üzere

1.- Yaban mersini,

2.- Limon,

Limonu güzelce yıkayıp kabuğuyla birlikte blenderden geçirip 2-3 bardak su ile karıştırıp günde 3-6 saat ara ile bir bardak içilebilir hepsi birden de içilebilir. Ayrıca limon güzelce yıkayıp buzluğa konulup dondurulup rendelenir ve yemek ve salataların üzerine ekilebilir

3.- Kırmızı elma,

4.- Çilek

5.- Siyah Üzüm

6.- Brokoli’dir. (metastaza karşı da etkilidir.)

Dr Otto Warburg;

Alman biyokimyacı 1931’yılında, oksijen yetersizliğinin ve hücre fermantasyonunun, kanser oluşmasının sebebi olduğunu keşfetmesiyle Nobel Ödülü almıştır.

Dr. Warburg: “Kanserin tek ve nihai temel nedeni oksijensiz yaşamdır, yani ‘anaerobiosis’tir. Normal hücreler oksijene gereksinme duyarlar, oysa kanser hücreleri oksijensiz yaşayabilir.”

Dr. Warburg, herhangi bir embriyondan alınan normal hücreleri laboratuvar tüpünde oksijensiz büyümeye zorlandığında kanser hücrelerinin özelliklerini aldıklarını gösterdi.

Dr. Warburg, “Bu, normal hücrelerin, sadece tek bir değişkeni değiştirmekle, kanserli hücrelere dönüşebileceği anlamına geliyor” demiştir.

“Dr. Warburg’a göre vücuttaki kanser hücreleri;

Stres, kirlilik, radyasyon yanında, oksijensizlik gibi faktörlerle uyarılarak kanseri başlatabiliyor.

Normal hücreler oksijene gerek duyarlar. Oysa kanser hücreleri oksijensiz yaşayabilir.

Doktor Warburg’un bu teorisine göre, hücreler oksijenden mahrum bırakılınca, en ‘ilkel’ dönemlerine geri dönebiliyor ve enerjilerini, normal bitki ve hayvanların yaptığı gibi oksijenden değil, bunun yerine şekerin fermantasyonundan alarak, glikoz reaksiyonlarına girebiliyordu.

Oksijen eksikliği, kanserin yayılmasını kolaylaştırıyor. Oksijen açısından zengin bir ortamda, Kanser hücreleri varlıklarını sürdüremez.

Yeterli oksijen sağlanırsa, tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğu ve tümör hücrelerinin öldüğü tespit edilmiştir.

Tümör hücresi anaerobiktir yani yaşamak için oksijene bağımlı değildir.

Oksijen eksikliği de kanserin yayılmasını kolaylaştırır.

 

 KANSER VE OZON TEDAVİSİ

Herşeyden önce; Ozon, bir ilaç ve bir kanser ilacı değildir.

Bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri ile de vücudun kanserle savaşımında önemli bir destek oluşturur.

Ozon tedavisinin etki mekanizmasına göre;

1- Ozon tedavisi immun sistemi destekler. Vücudun, kanser hücreleri ile savaşma kapasitesini artırır.

Ozon bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun direncini artırır,

2- Ozon, Tümör Nekroz Faktörünün (TNF-alfa) salınımını artırarak, tümör hücresi üzerinde direk öldürücü etkisini arttırır. Ozon anti-tümör etkilere sahiptir. Doku oksijenlenmesini arttırır.

3- Kanser hücreleri, zengin oksijenli bir ortamda varlıklarını sürdüremediği, yeterli oksijen sağlanırsa, tümör hücrelerinin öldüğü tespit edilmiştir.

4- Ozon, Dokuların kanlanmasını düzenleyerek , doku oksijenlenmesini artırarak tümör hücrelerinin yüksek konsantrasyonda oksijene maruz kalmasına yol açar.

Tümör hücresi ozonun okside edici etkilerine karşı duramaz, okside olarak ölür.

Kemoterapi ve radyoterapinin etkinliğini artırır.

5- Kanser dokusunda ortaya çıkan oksijenlenme, metastaz kapasitelerini düşürür.

6- Kemoterapi ve radyoterapiden kaynaklanan yorgunluk, bitkinlik, saç dökülmesi, karaciğer hasarı, radyoterapiden kaynaklanan yara ve cilt yanıkları. Ağız ve boğaz yaraları vb yan etkilerin azaltır.

Özellikle ağızda gelişen mukozitin tedavisinde ozonyağınında etkisi çoktur. Ozon vücutta anti-tümör yanıt oluşturan

Tümör Nekroz Faktörünün (TNF-alfa) salınımı arttırır.

Kanser hücresi çok daha fazla sayıda TNF reseptörü içerir.

TNF–alfa molekülleri kanser hücresinin ölümüne yol açabilir.

TNF-alfanın kanser hücresi üzerine etkileri

“Radyoterapi sırasında yüksek enerji taşıyan ışınlar tümör hücrelerinde tahribat oluştururlar.

Bu hücreler, oksijen bu tahrip görmüş alanlara ulaşmadıysa, hasarın bir kısmını tamir edebilirler, Bu alanlara bir kez oksijen ulaştıktan sonra tümör kendini onaramaz.

Tümörlerde oksijen düzeyleri genellikle gayet düşüktür ve tedavi sonucu da bu yüzden sıklıkla kötüdür. Bu durumda alternatif bir tedavi daha çok işe yarayacaktır.” Dr Martin Christlieb—Gray Cancer Institute, Department of Radiation Oncology and Biology, University of Oxford.

 

KANSER VE İMMUN SİSTEM

Vücudumuz her zaman potansiyel kanser hücreleri üretir, fakat immun sistemimiz düzenli olarak onları bulur ve yok eder.

Tümor oluşumuna karşı savunmada en önemli görev doğal öldürücü hücrelere aittir. Doğal öldürücü hücreler kendi vücudumuz tarafından oluşturulan tehditleri algılama ve onlara karşı saldırıya geçme özelliğine sahiptir.

Neden bazı hücrelerin vücudun savunma mekanizmasının dikkatinden kaçarak büyümeye başladığı hayatın hala çözülememiş büyük bir sırlarından biridir.

Vücudun kendi bağışıklık sistemi, hala daha kanserle savaşmak için en güçlü yoldur.

Kemoterapi tedavisinin dezavantajı, kanseri iyileştirirken bir yandan da bağışıklık sistemine zarar vermektedir.

Bu konu üzerine, 2013 yılında İsveç’de önemli bir çalışma yayınlanmıştır.

10 kişilik, genç ve sağlıklı erkek grubu, 60 dakika boyunca bisiklete binerek egzersiz yapmıştır.

Egzersiz öncesinde ve sonrasında kan örneği alınmıştır.

Kan örneğinden serum ayrıştırılıp, labarotuarda prostat kanseri hücrelerinin üzerine eklenmiştir.

Amaç, prostat kanseri hücrelerinin, ilgili serumlarda büyüyüp büyüyemeyeceğini gözlemlemektir.

Etkileyici olan şudur ki;

Egzersizden hemen sonra alınan kan ve serum örneklerinde kanser hücrelerinin büyümesi %30 oranında baskılanmıştır.

Bu çalışma önemli bir sınır taşı olmuştur. Çünkü yaptığı şey bilim dünyasının ‘Egzersiz sırasında üretilen bir madde var’ demesine neden olmuştur. Yani kaslar egzersiz sırasında bazı kimyasal maddeler üretir ve bu vücudun her parçasına yayılır ve aslında bu madde tümorü yok eder.

Onlar vücudumuz tarafından üretilen bir çeşit tedavi eden hücre tipidir.

Bu hücrelere “Saldırıcı” adı verilir. Bu saldırıcılar sayesinde  immun sistemimiz hala kanserle savaşta en iyi yoldur.

Tedavide kullanılan Kimyasallar , bütün tümör hücrelerini zehirler. Aynı zamanda İmmün sistem yıkımı da yapar.

 

KANSERDE OZON TEDAVİSİ

KANSER TEDAVİSİNDE tamamlayıcı tedavi olarak ozon bağışıklık sistemini güçlendirici olarak düşük dozlarda  “majör otohemoterapi”” veya Kolondan “Rectal ozon tedavisi formunda ve “minör otohemoterapi” olarak kullanılır. Daha birçok hastalıkta destek tedavi olarak kullanılır.

Ozon tedavisi tamamlayıcı tedavi olarak, Kanser tedavisinde düşük dozlarda ozon bağışıklık sistemi (immun sistem) aktivasyonu için kullanılır.

lenfositler ve natural killer hücreler (katil hücreler) gibi İmmun hücreler cytokin denilen interferonu da içeren haberci proteinleri üretmek için ozonun başlattığı biyolojik reaksiyonlar yoluyla aktif hale getirilir.

TNF (tümör nekroz faktörü) oluşumunu 400-500 kez stimule eder. Hızlı büyüyen Kanser hücrelerinin bölünmesini ve metastaz yapma özelliğini engeller yani antineoplastiktir.

Ozon vücudun kendi interferon ve interlökinlerini artırır,

Ozonlanmış kanın hastaya verilmesiyle, pozitif olarak artan bir immün reaksiyonu başlatılır.

Bu aynı zamanda vücudun genel direncinin ve zindeliğinin artmasına katkıda bulunur.

 

KANSER HASTALARI İÇİN OZON PROTOKOLÜ

 

KANSER TEDAVİSİNDE OZON TEDAVİSİ

“KANSERİ YENMEYE KARAR VERMEK ÇOK ÇOK ÖNEMLİDİR.”

Neden ben diye sormaya gerek yoktur.

1.- Önce Psikolojik travma ile (her neyse) , ağır stres ile BARIŞMAK ve kabullenmek gerekir. Yaşam stilini ve davranışlarını değiştirmek gerekir. Stao felsefesi yararlı olur.

Hafif stres faydalıdır.

2.- Beyaz Şekeri  TAMAMEN kesmek gerekir, vücudun şeker ihtiyacı meyvelerden sağlanabilir.

3.- Oksijen, Oksijen tüpünden direk alınan oksijen ile fazla alınamaz.

Ozonla almak Major otohemeoterapi veya Rectal Ozon tedavisi ile oksijen almak daha doğrudur.

Ozonun yarılanma ömrü yarım saattir.  Ve gün boyu dokuların oksijenlenmesini arttırır.

YAPILMAKTA OLAN KANSER TEDAVİSİNE AYNEN DEVAM EDİLİR.

 

EN ÖNEMLİ ŞEY,  “Kanser”i yeneceğine inanmak ve yenmeye karar vermektir.

KOLON KANSERLERİNDE

YAPILMAKTA OLAN KANSER TEDAVİSİNE AYNEN DEVAM EDİLİR.

UYGULAMALAR

1.- Sabah aç karnına 2-3 bardak ozonlu su içilir.  Ozonlu suda, ozondan yararlanmak söz konusudur.

Günlük ozonlu  su içme veya sıvı alımı miktarı kilo / 30 ml’dir. Yani 70 kg bir kişi günlük normal su ihtiyacı 2.1 litredir. ( Fazla su içmek su zehirlenmesine yol açabilir.)

Vucudun su kaybına göre bu miktar arttırılabilir.

Hergün Ozonlu su üretimi:

600- 2000mg/saat ozon üreten bir ozon jeneratörüyle 2 lt cam şişe veya sürahi içine 1.5 lt lik su konur, 15-20 dakika suya ozon verilir. Bu esnada odada bulunmamak gerekir. ayrıca ozon destruktörü yoksa  jeneratör durduktan 20-30 dakika sonra odaya girilebilir.

Bu su son derece temiz ve ozon almış bir su haline gelir, buzdolabında muhafaza edildiğinde 12 saat aktifliğini korur.

Aynı saatte tuvalet alışkanlığı kazanmak için su içtikten sonra tuvalette 10 dakika otorulur.

2.-1.-Sabahları alışıncaya kadar; aç karnına 2-3 bardak su içtikten 10-15 dk sonra önce ağız su ile çalkalanır. Sonra diş fırçasına 25-35 damla Revita ozon yağı damlatılır. Revita ozon yağı ile dişler, diş etleri, dil ve yanaklar bir dakika fırçalanır. Diş eti kanaması varsa tükürülür.

Sonra diş fırçasına tekrar 25-35 damla Revita ozon yağı damlatılır. Revita ozon yağı ile dişler, diş etleri, dil ve yanaklar bir dakika fırçalanır. Bu fırçalama bir kaç defa tekrarlanabilir.  Bu fırçalamalarda ağız su ile çalkalanmaz.

Revita ozon yağına alıştıktan sonra , yemeklerden yarım saat sonrada revita ozon yağı ile dişler, diş etleri, yanaklar, dil fırçalanır.

Diş eti kanaması varsa bitinceye kadar günde en az iki defa, her uygulamada fırçaya iki – üç defa revita ozon yağı döküp fırçalamak yeterlidir.

Revita ozon yağının kokusuna alıştıktan sonra kişi dilediği zaman yemekten önce veya sonra fırçalama yapabilir.

2.-2.-Dişlerin Revita ozon yağı ile fırçalanmasının yararı;

Ağız içinde,  hastalıklara sebep olabilecek mikropların temizlenmesini sağlar. Dişetlerinde enfeksiyon oluşmasını önler, ağız içinde yara varsa temizler. Metabolizmanın hızlanmasını ve barsakları düzenli çalışmasını sağlar, kabızlık varsa önler.

Revita Ozonyağı,  günde bir veya iki defa uygulanması dişeti kanamasını tamamen ortadan kaldırır ve mekanik uyaranlara karşı parodentium ve diş eti aşırı duyarlılığını önemli ölçüde azaltır veya ortadan kaldırır.

2.-3.-Ayrıca, bir tatlı kaşığı revita ozon yağı dilin yardımı ile diş eti kenarlarına, diş eti girintilerine ağızın her tarafına, mucoza ülserleri varsa etkilenen yüzeye sürülür ve yavaşça yutulur. Bu da, Ağızda, boğazda ve  yemek borusunda enfeksiyon ve koku yapan odaklar varsa temizler ve yaraların iyileşmesine destek olur.

2.-4.-Bu uygulamanın  süresi 7 gündür. Revita ozon yağı ile gerektiğinde 3 ayda bir defadan fazla olmamak üzere tekrarlamak çok faydalı olur.

2.-5.-Revita ozon yağı uygulamalarından sonraki dönemde, sabah akşam orta sert diş fırçası ile alıştığınız diş macunu ile fırçalamak gerekir.

 

3.-Aynı gün AZ LİFLİ  DİYET  tedavisine başlanır, 2-3 gün devam edilir.Bu Kolonhidroterapi (Lavman) öncesi bağırsak detoksunu kolaylaştırmak ve bağırsaklardan gelen feçes miktarını azaltmak ve varsa makat çatlağının iyileşmesini hızlandırmayı amaçlamaktadır genel olarak 2 gün yeterlidir.

4.- REVİTA OZON YAĞI ile bütün vücuda masaj yapılır. GÜNAŞIRI TEKRARLANIR.

Bunun amacı dokulara cilt üzerinden ozon ve dokulara  O2 ulaştırmak, kana ek O2 geçmesini sağlamak ve  dokuların yenilenmesini sağlamaktır.

Akşam yatmadan önce makata ozon yağı sürülür. Anüsün içi de  ozon yağı ile yağlanır, 3-4 ml ozon yağı bir sonda yardımı ile makattan içeriye sıkılır.

5.- “D VİTAMİNİ” eksikliği giderilmeli ve D vitamini alınmalıdır.

6.-Hergün bir bardak suya 1 çay kaşığı karbonat konup içilmelidir.

7.- Uyku düzeni sağlanmalıdır.  Saat 23-06 saatleri arasında ışıksız ve elektronik aygıt olmayan bir odada Kişi uykusunu iyi almalıdır.

Vücut direncinin artması bağışıklık sisteminin güçlenmesi için Elektronik alet olmayan, ışıksız, karanlık, sessiz bir odada saat en geç 23 00 de uyumak sabah 07 00 arasında uyumak gerekir. Bu hergün bu şekilde uyunmalıdır. Melatonin hormonu ancak böyle ışık almayan bir odada uyumakla salgılanır.

Yaşlılarda bu süre azalmaktadır. ancak yine de en azından akşam saat 1100- 0500 arası uyumaları gerekir.

8.-  MİNOR OTOHEMOTERAPİ (ozon aşısı)yapılır. 15-20 gün sonra tekrar edilir. 6 ay sonra hatırlatma aşısı yapılmalıdır.

Bu aşılama,  bağışıklık sistemini güçlendirir.

 9.- KESİNLİKLE RAFİNE ŞEKER VE NİŞASTA , EKMEK ,MAKARNA, GLUTEN İÇEREN GIDALAR YENİLMEZ.

Gluten içeren gıdalar dışında istediğini dengeli beslenmek şartıyla her şeyi yenebilir. Üç öğün ve ara öğünler devam edilir.

 

NOT 1: ÜRÜNLERİMİZE VE REVİTA OZON YAĞINA  SELÇUK ECZA DEPOSU İLE ÇALIŞAN ECZANELERE ŞİPARİŞLE KISA ZAMANDA ULAŞABİLİRSİNİZ.
NOT 2: SİTEMİZDE VERİLEN AÇIK YARA VE MUKOZAL UYGULAMALAR İÇİN OZON YAĞI İLE İLGİLİ BİLGİLER; SADECE  REVİTA OZON YAĞI  İÇİN GEÇERLİDİR.

 

OZON TEDAVİSİ

Öncelikle Bağışıklık sistemini güçlendirilmesi için MAJOR OTOHEMOTERAPİ yapılabilir. Haftada 2  defa 12-20 seans devam edilmelidir.

Kanser, karaciğere metastaz yapmış ise veya metastaz oluşmuşsa  RECTAL OZON TEDAVİSİ yapılmalıdır. Çünkü makattan, Rectumdan verilen ozon Kalın Bağırsaktan emilir ve Karaciğere ozon olarak geçer, burada oksijene dönüşmeye başlar ve diğer organlara hem ozon hem O2 taşınması sağlanmış olur.

OZON TEDAVİSİ VEYA DİĞER TEDAVİLERİ YAPAMAYAN KİŞİLER;

Diğer tedavi yöntemleri uygulanmaya devam etmelidir.

 

 

KANSERDE HİPERTERMİ VE  OZON SAUNA UYGULAMASI

 

KANSER TEDAVİLERİNDE HİPERTERMİ  TEDAVİSİ  FAYDALI OLUR.

Vücut hastalık halinde ateş yapar.

Ateş normalde vücudun savunma mekanizmalarını harekete geçirir.

Ateş, vücut için faydalı bir uyarandır.

beyindeki hipotalamus (ön beyin) termostat gibi vücut ısısını soğuk yada sıcağa karşı dengede tutar .

Normal vücut sıcaklığı 36.5– 37,5 derece arasında değişir.

Herhangi bir hastalık durumunda; Ateş, bağışıklık sistemini uyarır

Ateşin,  bağışıklık sistemini uyarmak vede saldırgan mikroplarla savaşmak, akyuvar sayısını çoğaltmak, antikor üretimini artırmak, interferon salgısını artırmak, virus ve bakterilerin üremesini engellemek gibi etkileri vardır.

Ateş,  vücudun herhangi bir yerinde oluşan hastalığa karşı bağışıklık sistemini uyarır ve makrofaj, monosit ve nötrofillerin aktifleşmesini sağlar.

Bu hücreler, interlökin-1, interlökin-6 ve Tümör Nekroz Faktör (Tümör öldürücü Faktör) gibi bazı maddelerin salgılanmasını sağlarlar.

Ayrıca ateşle oluşan terleme, vücudun kendi kendini soğutma mekanizmalarından birisini oluşturur.

 

KANSER, 36.2 dereceyi sever, Ateş, vücut ısısının artışı, kanserin üremesini durdurur. Ayrıca TNF Tümör Nekrotizan Faktör üretilmesini destekler.

Bu da tümörü yok eden faktörlerden biridir.

 

Bu yüzden hipertermi kanserde uygulanması faydalı bir destek tedavi yöntemidir.

Kansere HİPERTERMİ uygulamak için Ozon sauna uygulaması yapılabilir.

30 dakika yeterlidir. Hastanın dayanma gücüne göre ayarlanmalıdır.

Bir gün REVİTA OZONYAĞI MASAJI diğer gün OZON SAUNA  yapılmasında fayda vardır.

İlk gün OZON SAUNANIN ısısı  41 DERECE ye kadar ısıtılır.

 

KANSERDE OZON SAUNA UYGULAMASI

Hastanın, OZON SAUNA ya girmeden önce  2-3 bardak ozonlu su veya normal su içmesi gerekir.

25 – 30 dakika OZONLU buhar verilir.

Ozon sauna uygulaması başlangıçta hastanın dayanma gücünü ölçmek için 15 dakika süreyle

41 DERECE ile başlanır her seferinde üçer -beşer dakika arttırılabilir.

 

Hastanın ısıya dayanıklılığına göre ertesi gün OZON SAUNAnın ısısı 42 dereceye çıkarılır.

  1. gün OZON SAUNAnın ısısı 43 dereceye çıkarılır
  2. gün OZON SAUNAnın ısısı 44 dereceye çıkarılır.
  3. gün OZON SAUNAnın ısısı 44 derece  DEVAM EDİLİR

Hasta 44 dereceye dayanamazsa 42- 43 derecede düşülerek  devam edilir.

Bundan sonraki seanslar bu şekilde devam edilir.

Bu seansların süre ve dereceleri kanser hastasının klinik durumu ve dayanma gücü, doktor tarafından değerlendirilerek belirlenir.

 

MEME KANSERİNDE yukarıda bahsedilen konulara ilaveten, memelere  revita ozon yağı ile masaj yapılması ile ozonidin deriden emilerek meme dokusuna ulaşıp tümörün küçülmesinde faydalı olabilir.

Kaposi sarkomunda  hergün sarkom üzerine ve lezyon etrafına sürülmesi fayda sağlayacaktır,

Kanser Hastaları, DOKTOR KONTROLÜNDE , Ozon Sauna ile hipertermi uygulaması yapabilir.

 

 

 

REVİTA OZON YAĞI KÖTÜ KOKAR VE TADI KÖTÜDÜR.
KÖTÜ KOKMASI VE KÖTÜ TADI OLMASI OZON YAĞININ İYİ OLDUĞUNU GÖSTERİR.

 

REVİTA OZON YAĞI YUTULABİLİR, İÇİLEBİLİR, DİŞLER ve DİŞETLERİ  FIRÇALANABİLİR, AÇIK YARALARA SÜRÜLEBİLİR, MUKOZALARA SÜRÜLEBİLİR.
RECTAL (MAKATTAN), VAGİNAL (RAHİM İÇİNE) UYGULANABİLİR.
BURUNA  VE KULAK ZARI DELİK OLMAYANLARA UYGULANABİLİR.
REVİTA OZON YAĞI BİLİMSEL ŞARTLARDA ÜRETİLMEKTEDİR, İÇİNDE PLASTİK PARÇACIKLARI YOKTUR.
BAŞKA BİR OZON YAĞI İLE VEYA NASIL ÜRETİLDİĞİNİ BİLMEDİĞİNİZ BİR OZON YAĞI İLE UYGULAMA YAPMANIZ ÖNERİLMEZ.
REVİTA OZON YAĞINI SADECE SELCUK ECZA DEPOSU İLE ÇALIŞAN ECZANELERDEN SİPARİŞLE BULABİLİRSİNİZ.

 

 

 

NOT 1: ÜRÜNLERİMİZE VE REVİTA OZON YAĞINA  SELÇUK ECZA DEPOSU İLE ÇALIŞAN ECZANELERE ŞİPARİŞLE KISA ZAMANDA ULAŞABİLİRSİNİZ.
NOT 2: SİTEMİZDE VERİLEN AÇIK YARA VE MUKOZAL UYGULAMALAR İÇİN OZON YAĞI İLE İLGİLİ BİLGİLER; SADECE  REVİTA OZON YAĞI  İÇİN GEÇERLİDİR.
Etiket(ler): .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir